26 MAYIS’TA GREVDEYİZ

Bugün Dışkapı hastanesinde bir araya gelen örgüt
temsilcileri ve üyeleri ile yapılan basın açıklamasında, 26 Mayıs grevinin
gerekçeleri anlatılarak, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri ve halk greve
katılmaya çağrıldı.

 Ortak açıklama

Kimimiz Zeynep Kamil’de yapmıştır doğumunu, kimimiz “Zekai
Tahir Burak’ta öğrenmiştir ilk kez baba olduğunu. Kimimiz “Tepecikte refakatçi
kalmıştır, kimimiz Ankara Numune’de ameliyat kapısında beklemiştir. Kimimizin
babası Diyarbakır Devlet’te ameliyat olmuştur, kimimizin annesi Çukurova Devlet’te
yatmıştır. Kimimizi trafik kazasından sonra ambulansla götürmüşlerdir, Haydarpaşa
Numune’ye, kimimizi kalp krizi geçirdiğinde yetiştirmişlerdir ilkyardıma. Okmeydanı,
Dışkapı, Karşıyaka, Samsun Ruh ve Sinir, Moris Şinasi, kime sorarsanız bilir.

Çocukluktan gençliğe, yetişkinlikten yaşlılığa… Hastalıkta,
sağlıkta… En zor, en müşkül,  en çaresiz günlerimizde…
Hepimizin yaşamının bir parçasıdır.
Bütün yaşlanmışlıklarına, bütün
yıpranmışlıklarına, bütün yorgunluklarına rağmen yıllardır hizmet verirler
bize. Bazısının adı Numune Hastanesidir, bazısının Göğüs Hastalıkları, Kimi
Doğumevidir, kimi Çocuk Hastanesi. Bazılarını eski SSK Hastanesi olarak
çağırırız hala. Bazıları akıl hastanesi, bazısı ilçe hastanesidir, bazısı eğitim
aştırma hastanesi. Hepsine kısaca devlet hastanesi deriz. Ne kadar yetersiz de
olsalar, ne kadar kötü de yönetilseler onlar bizim hastanelerimiz.

Bugünlerde çanlar onlar için çalıyor.              

5 yıl önce bütün sağlık kurumlarını tek çatı altında
topluyoruz diyerek, SSK hastanelerini Sağlık Bankalığı’na devrettiler. Şimdi
meclisin gündemine getirdikleri “Kamu Hastane Birlikleri Kanunu Tasarısı” ile
devlet hastanelerini tam 90 parçaya bölüyorlar. Her şehirdeki devlet
hastaneleri birleştirilip, her biri kendi başına buyruk birer birlik olacak.
Hastanelerin Sağlık Bakanlığıyla olan ilişkisi asgariye inecek. Zora düştüğünde,
bakanlık ancak gerek görürse yardım yapacak, gerek görmezse hiç bir sorumluluk
üstlenmeyecek. Birlik personel giderleri bina, malzeme cihaz gibi bütün
harcamaları kendi bütçesinden karşılayacak. Bütçesini de muayene, teşhis,
tedavi, tetkik, tahlil, ameliyat, aşı, serum, ilaç, insan kanı satışından elde
ettiği para ile oluşacak. Ne kadar çok hizmet satışı yaparsa o kadar kar,
satamazsa zarar edecek. Kar ettiğinde ödül, zarar ettiğinde ceza gelecek. Adında
hala “kamu” ibaresi kalsa da devlet hastaneleri birer şirket hastanesine
dönüşecek.

Her hastane birliği tıpkı holdingler gibi yönetim kurulu
tarafından yönetilecek. Her ne kadar özerk hale getiriyoruz, yerele
devrediyoruz deseler de yönetim kurulu üyelerinden 4’ünü doğrudan iktidar
partisi tayin edecek. Böylece daha baştan çoğunluğu ele geçirecek. Genel
sekreterinden, hastane müdür yardımcılarına kadar bütün yöneticiler de iktidar
partisi ile birlikte göreve gelip, gidecek. Siyasetin hastaneler üzerindeki
vesayeti iyiden iyiye artacak. Kamu hastaneleri iktidar partisinin
arpalıklarına, yandaş hastanelerine dönecek. Yönetim kurulunun diğer üyelerinden
ikisini il genel meclisi birisini de ticaret odası seçecek. Hastane
çalışanlarının, sendikaların, meslek örgütlerinin, halkın ise bir tek
temsilcisi dahi olmayacak. Sağlık çalışanları sözleşmeli ve taşeron çalışma
esaslarına tabii olacak. Halen memur olan sağlık çalışanlarının güvencesi en
fazla beş yıl sürecek.

Özel hastanelerde “ilave ücret” 2009 yılında yüzde otuzdu. Bu
yılbaşında yeni düzenleme ile hastaneler beş sınıfa ayrıldı. İlave ücret A
sınıfı hastanelerde %70’e çıktı. Çok daha fazlasını alan özel hastaneleri ne
denetleyen var, ne de engelleyen.

Şimdi artık çok parası olan A sınıfına… Daha az parası olan
B sınıfına… Daha da az olan C, D ve E sınıfına gidebiliyor. Parası olmayanlar
derseniz… Onlar zaten özel hastanelerin önünden bile geçemiyor.

Kamu Hastane Birlikleri Meclisten geçerse… Devlet
Hastaneleri de aynı özel hastaneler gibi sınıflandırılacak. Belli ki devlet
hastanesine gidenler de tıpkı özel hastanelerde olduğu gibi 15 TL muayene
ücretinin yanında ayrıca yığınla “ilave ücret” ödemek zorunda kalacak.

Devlet hastaneleri sadece iktidarların arpalıklarına, kar-zarar
hesabına göre çalışan şirketlere, sağlığımızı pazarlayan ticarethanelere
dönüşmekle kalmayacak. Hastaneleri her türlü araç, gereç, malzeme, taşınırları
ile binalarının bazılarını üzerindeki yapı ve tesisleriyle birlikte satmak,
kiraya vermek devir ve takas işlemlerini 
yürütmek yetkisi de yönetim kurulunun elinde olacak.

Sonra ne olacağını da yirmi beş yıllık özelleştirme uygulamalarından
biliyoruz. Tıpkı Süt Endüstrisi, Et Balık Kurumu gibi… Tıpkı Petrol Ofisi,
Telekom, Tekel… gibi hastanelerimiz de satılacak, özelleştirilecek. 

Hastaneler özelleşirse ne olur?

Her şeyden önce özel hastane patronu da, öteki patronlar
gibi bir patrondur. Bütün amacı ürettiği malı, hizmeti piyasada satmaktır. Lösemili
çocuk da, kanserli yaşlı da sadece müşteridir. Parasını verebiliyorsa hizmeti
alır, veremiyorsa alamaz. Toplumun ihtiyaçları, insanların yoksulluğu,
hastaların çaresizliği onları ilgilendirmez. Kar ve kazançlarına bakarlar. En
iyi hasta genç, zengin ve mümkünse sağlıklı olan hastadır. Yaşlı, fakir ve ağır
hastalar tercih edilmez. Hele parası da yoksa özel hastanenin kapısından içeri
bile sokulmaz. Sağlıkta özelleştirmenin kuralı parası olanın parası
karşılığında hizmet alabilmesidir. Parası olmayanın, altta kalanın canının
çıkmasıdır.

Biz sağlık alanında örgütlü dernekler odalar sendikalar
olarak halkımıza ve sağlık çalışanlarına sesleniyor ve herkesi göreve
çağırıyoruz:

Tüm yurttaşlarımızın parasız nitelikli ulaşılabilir bir
sağlık ve sosyal hizmet alabilmesi için

Özelde sağlık çalışanlarının hastane birlikleri yasa
tasarısı ile elinden alınmak istenen iş güvencesi ücret güvencesi işyeri güvencesi
için

Genelde tüm çalışanların güvenceli geleceği için

 26 Mayıs Çarşamba günü GREVDEYİZ                                              

 

Türk Tabipleri Birliği

Türk Diş Hekimleri Birliği

Sağlık ve Sosyal Hizmet
Emekçileri Sendikası

Devrimci Sağlık İşçileri Sendikası

Türk Hemşireler Derneği

Türkiye Medikal Radyoteknolojileri Derneği

Tüm Radyoloji
Teknisyenleri ve Teknikerleri Derneği

Türk Psikologlar Derneği

Türk Diyetisyenler
Derneği

Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği   

İLETİŞİM: SES – Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası
Çankaya, Kızılay, Necatibey Cad. No:82 D: 4, 06420 Ankara Telefon: (0312) 232 61 22 e-Posta: [email protected]

Skip to content