Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, 24.04.2020 tarihli geniş kesimlere ulaşan Cuma hutbesi konuşmasında bilim dışı, yanlış iddialarla eşcinselleri ve HIV’le yaşayanları hedef göstermiştir. Erbaş konuşmasında eşcinselleri hastalıkların nedeni olarak işaret etmiş, HIV “gayrimeşru yaşantı sonucu oluşmaktadır” diyerek HIV’le yaşayanları ise kriminalize etmiştir.

Pandemi gibi tüm toplum için kırılgan olan böylesi zor bir dönemde dezavantajlı grupları bilim dışı, nefret suçlarına zemin hazırlayan, ayrımcı ifadelerle hedef haline getirmek kabul edilemez.

Eşcinselliğin bir hastalık olduğu yaklaşımı 1973 yılından itibaren terk edilmeye başlanmış ve zaman içerisinde hastalık tanı listelerinden çıkarılmıştır. Hastalık tanımlaması bilimsel olarak kabul gören tanı sınıflandırmaları ile yapılmaktadır. Bu açıdan sarf edilen ifadeler bilimsel kabule aykırıdır. Eşcinselliği hastalıkla ilişkilendiren yanlış söylemler toplumda ötekileştirme aracı olarak kullanılmakta, eşcinsel bireyler cinsel yönelimleri nedeniyle ayrımcılığa uğramaktadır. Bu açıdan toplumda bir kesimi tedavi edilmesi gereken, hastalıkların nedeni olarak tanımlayıp işaret etmek bir insan hakkı ihlalidir.

Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü resmi sayfasında da ifade edildiği üzere HIV’le yaşayan bireylerin sosyal damgalanma ve ayrımcılığa uğrama endişesi ile tanı ve tedavi hizmetleri almaktan kaçındığı bilinmektedir. HIV’in tedavi ile kontrol altında tutulabildiği; yaş, ırk, cinsiyet, cinsel yönelim ayırt etmeksizin herkeste görülebildiği; bulaş yollarından sadece birinin cinsel ilişki olduğu bilimsel bilgilerdir. Bu bilimsel bilgilere rağmen HIV’e dair kriminalize eden söylemlerin; hem sosyal damgalanma korkusunu arttırması nedeniyle HIV yayılımını hem de HIV ile yaşayan bireylere yönelik ayrımcı tutumları pekiştirmesi muhtemeldir.

Kamu kurumlarını temsil eden bireylerin açıklamaları, sonuçları açısından çok daha hassas bir zeminde değerlendirilmelidir. Özellikle içinden geçilen bu zor zamanlarda kamu görevlilerinin toplumsal dayanışmayı daha çok vurgulaması gerekirken dezavantajlı gruplara dönük ayrımcı, nefret söylemi barındıran ifadeleri ciddi hak kayıplarına neden olabilecek sonuçlar doğurabilir.

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası olarak özellikle pandemiyle mücadele edilen böylesi bir zamanda ayrımcı ve nefret suçlarına zemin hazırlayabilecek söylemlerin LGBTİ+’ları ve HIV’le yaşayanları hedef haline getirebileceğinin kaygısı içerisindeyiz. Bu ayrımcı dilin biran önce terk edilmesini; bununla birlikte LGBTİ+’lar ve HIV’le yaşayanların sağlık ve sosyal hizmetlere erişim noktalarında yaşadıkları çeşitli zorlukların tespit edilip giderilmesini talep ediyoruz. Sağlık Bakanlığını ve Bilim Kurulunu ise bu söylemlerin olası ayrımcı tutum ve nefret suçlarına yol açmaması için bilimsel ve önyargısız bilgiler ışığında yeni bir açıklama yapmaya ve bu yanlışlığı düzeltmeye davet ediyoruz.

Merkez Yönetim Kurulu

İLETİŞİM: SES – Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası
Çankaya, Kızılay, Necatibey Cad. No:82 D: 4, 06420 Ankara Telefon: (0312) 232 61 22 e-Posta: [email protected]