45 sivil toplum kurumundan oluşan Batman Demokrasi Platformu Baro Tahir Elçi Konferans Salonu’nda açlık grevleriyle ilgili olarak düzenlediği basın toplantısında, “Yaşamı savunuyoruz, ölümler dursun” açıklamasında bulundu.

Platform adına ortak açıklamayı yapan Demokrasi Platformu Dönem Sözcüsü Batman Şube Eş Başkanımız Deniz Topkan, şöyle konuştu: “8 Kasım 2018 günü Leyla Güven tarafından başlatılan süresiz ve dönüşümsüz açlık grevleri halen Türkiye’de 100’ün üzerinde hapishanede binlerce kişi tarafından sürdürülmektedir. Cezaevlerinde yaşamına son verenler bizleri derin bir üzüntü içerisinde bırakmıştır, ailelerine ve sevenlerine başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz. 21 yy da yaşam hakkının uluslar arası anlaşmalar ve Anayasada güvence altına alınmasına rağmen özellikle son iki yıllık OHAL süreciyle birlikte ülke bir rejim değişikliğine gitmiş ve demokrasinin olmasa olmazı kuvvetler ayrılığı neredeyse tamamen ortadan kaldırılmıştır. Yaşanan darbe süreci bazı güçlerin eline hayal bile edemeyecekleri yetkiler vermiştir. Bununla birlikte yıllarca mücadele edilerek elde edilen kazanımlar bir bir ortadan kaldırılmıştır. Ülkenin ve halkımızın geleceği karanlığa teslim edilmiştir. Özellikle Kürt sorunun çözümü noktasında derin eller halkın beklentilerini yok saymış ve hukuk bireyselleştirilmiştir. Bu süreç topluma istikrar gibi sunularak algı operasyonları yapılmıştır. Özellikle siyasilerin kürsü dokunulmazlıkları yok sayılarak halkların iradeleri cezaevlerine konmuştur. Kürt sorunun çözümünün muhataplarıyla yapılabileceği gerçeği yok sayılarak anti demokratik uygulamalar üst seviyeye çıkmıştır. Bu sürece demokratik tepkilerin önü kapatılmıştır. tamda bu süreçte Hakkari milletvekili Leyla Güven ülke demokrasi üzerindeki tecride karşı açlık grevine başlamış ve hukukun bireysellikten çıkarılıp özüne göre uygulamalarına dönüşmesi için açlık grevine girmiştir. Daha sonraki süreçte bu açlık grevleri yayılarak cezaevlerine yansımıştır. Dün Batman cezaevinde de 40 kişinin süresiz açlık grevine dahil olduğu ve ülke genelinde sayının her geçen gün arttığı bilinmektedir. Bilindiği gibi uzun süreli açlığın insan vücudu üzerinde çok olumsuz etkileri mevcuttur. Sürecin bir aşamasından sonra açlık grevlerine bağlı ölümlerin yaşanabildiği, geçmiş acı deneyimler bize göstermiştir. Bir kez daha ölümlere, cezaevlerinden daha fazla cenazenin çıkmasına ve açlık grevlerine bağlı kalıcı hasarlara tanıklık etmek istemiyoruz. Bizler emek, meslek ve insan hakları örgütleri varoluşundan bu yana insan yaşamını merkeze alan kurumlar olarak insan yaşamını her türlü kavram ve kaygının ötesinde ele alır, her şeyin merkezine insanı, yaşamını ve sağlığını koyarak şekillendiririz. Mahpusların içerisinde bulunduğu siyasal ve psikolojik ortamın farkındayız. Ancak tecridin kaldırılması noktasında kişilerin yaşamlarına son verme tarzında ki eylemlere başvurulmasını doğru bulmadığımızı belirtmek isteriz. Batman Demokrasi Platformu olarak açlık grevlerinin yaşatmayı esas alarak çözülmesini ve tecrit gibi başta BM Mandela Kuraları olmak üzere Türkiye yasalarına bile aykırı uygulamaların son bulmasını, siyasi iktidarı bir an önce sorumlu davranarak hapishanelerdeki tecridi kaldırmaya davet ediyoruz. Yaşamına son veren mahpusların ailelerinin cenazelerini defnetme ile ilgili hakları hiçe sayılmış, cenazeler ailelerin inançlarına, kültürlerine ve örflerine aykırı olarak apar topar polis tarafından gece vakti defnedilmiş, cenaze töreni yapılmasına izin verilmemiştir. Usulüne uygun defin hakkı ailelerin yas süreçlerini yaşayabilmeleri bakımından mutlaka uyulması gereken bir haktır. Siyasi iktidarı cenazelere karşı olan bu saygısız ve kanuna aykırı tutumunu terk etmeye, ailelerin yas süreçlerini yaşamasına izin vermesini talep ediyoruz. Halen yüzün üzerindeki hapishanede binlerce kişi tarafından devam ettirilen süresiz ve dönüşümsüz açlık grevlerinde gelinen aşama oldukça ciddidir. Gerek açlık grevcilerinin sağlık durumlarının izlenmesi, gerekse de taleplerin demokratik kamuoyu tarafından duyulduğunun ortaya konabilmesi için bağımsız heyetlerin ve bağımsız hekimlerinin cezaevlerine girmesine izin verilmelidir. Siyasi iktidar bu husustaki sorumluluğunu görmeli ve bir an önce bu talepleri karşılamalıdır. Önüne geçilebilir nedenlerle kimsenin kalıcı olarak zarar görmemesi, daha fazla can kayıplarının yaşanmaması için başta siyasi iktidar ve ilgili yetkililerin gerekli çabayı göstermelerini belirterek herkesi bir kez daha duyarlı ve sorumlu davranmaya çağırıyoruz. Bilinmelidir ki asıl olan yaşamdır. Umarız ve dileriz ki; daha fazla ölüm değil, yaşam kazanır.”

Açıklamaya, Batman HDP milletvekilleri, yöneticileri ve belediye başkan adayları da katıldı.

 

İLETİŞİM: SES – Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası
Çankaya, Kızılay, Necatibey Cad. No:82 D: 4, 06420 Ankara Telefon: (0312) 232 61 22 e-Posta: [email protected]ses.org.tr

Skip to content