SARAY REHABİLİTASYON MERKEZİ’NİN DEVRİNİ İÇEREN PROTOKOLÜN İPTALİ DAVASI

Facebook
Twitter
WhatsApp

Saray Rehebilitasyon Merkezi'nin Devrini İçeren Protokolün İptali Davasıdır.

ANKARA NÖBETÇİ İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI’NA

(Yürütmeyi Durdurma İstemlidir)

DAVACI: Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası

VEKİLİ: Öztürk TÜRKDOĞAN

DAVALILAR:

1-     Devlet Bakanlığı, ANKARA

2-     SHÇEK Genel Müdürlüğü, ANKARA

3-     Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı, ANKARA

D. KONUSU: Başbakanlık SHÇEK Genel Müdürlüğü ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı İşbirliği Protokolünün 1,2,3,6,7,8,12,13,14,15,17,23 ve 25 maddelerinin iptali ve çok acele yürütülmesinin durdurulması istemidir.

ÖĞRENME TARİHİ: 09.11.2005

AÇIKLAMALAR:

            Dava konusu Başbakanlık SHÇEK Genel Müdürlüğü ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı arasında işbirliği protokolü Devlet Bakanı Sayın Nimet Çubukçu tarafından 24.10.2005 tarihinde imzalanarak yürürlüğe girmiştir. (EK 1 ) Bu protokol ile SHÇEK’in en büyük sosyal hizmet kuruluşu Saray Rehabilitasyon Merkezi ve Öğretmen Necla Kızılbağ Huzurevi’nin işletilmesi Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na devredilmektedir.

            Müvekkil sendika 4688 sayılı kanuna göre faaliyetlerini yürütmekte olup, bu kanunun 5. maddesine göre çıkartılmış olan hizmet kolu yönetmeliği eki listesinde yer alan Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü’nde örgütlü bir sendikadır. 4688 sayılı kanunun 22. maddesine göre SHÇEK Genel Müdürlüğü’nde yetkili olduğundan, Kurum İdari Kurul toplantılarına katılmaktadır. ( EK 2) Müvekkil sendikanın Saray Rehabilitasyon Merkezi’nde Kasım 2005 itibari ile aidat ödeyen 115 üyesi bulunmaktadır.( EK 3)

            Saray Rehabilitasyon Merkezi, korunmaya ve bakıma muhtaç çoğunlukla bakacak kimsesi olmayan ancak devlet korumasında olan her tür özürlü ( özellikle zihinsel özürlüler) grubuna yatılı olarak hizmet veren, resmi kayıtlara göre 648 kişilik kapasiteye rağmen yılda ortalama 710 özürlü çocuğa hizmet veren, alanında ilk ve en büyük sosyal hizmet kuruluşudur. Bu kuruluş 338 bin metrekarelik arsası ve 24 bin karelik kapalı alanı olan ve yaklaşık 310 kadrolu personeli ve 200’e yakın temizlik işçisinin hizmet verdiği bir kuruluştur. 

            Dava konusu protokol yetki, sebep ve maksat yönlerinden hukuka aykırı olduğundan ve bu protokol ile SHÇEK’in en büyük kuruluşu olan Saray Rehabilitasyon Merkezi’nde görev yapan 310 memur statüsündeki personelin hakları ihlal edildiğinden işbu davayı açmak gerekmiştir.

İPTAL SEBEPLERİ:

            Dava konusu protokolün 1. maddesinde Saray Rehabilitasyon Merkezi ve bağlı ünitelerinin (iş atölyeleri ve lojmanlar gibi) ve Öğretmen Necla Kızılbağ Huzurevi’nin işletilmesini Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na devredilmesi düzenlenmiştir.

            Dava konusu protokolün 2. maddesinde, bu devir işleminin yapılarak Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından bakım ve rehabilitasyon hizmetlerinin sunulmasının amaçlandığı belirtilmiştir.

            Dava konusu protokolün 3. maddesinde, kapsam düzenlenmiştir.

            Dava konusu protokolün 6. maddesinde, devredilecek arazi üzerinde bulunan binaların yönetim sorumluluğunun belediyeye ait olduğu belirtilmiştir.

            Dava konusu protokolün 7. maddesinde, belediyeye işletmesi devredilecek olan merkez ve huzurevinin belediye tarafından her türlü bina ve yeni tesis inşaatının gerçekleştirilebileceği, merkez ve huzurevine yapılabilecek ayni ve nakdi yardımların belediye bütçesine irat kaydedileceği, belediyenin merkez ve huzurevindeki hizmetleri gerçekleştirmek için kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve sivil toplum örgütleri ile her türlü işbirliğine gidebileceği, protokoller yapabileceği düzenlenmiştir.

            Dava konusu protokolün 8. maddesinde, devredilecek arsa üzerinde sunulacak tüm hizmetler için gerekli olan nitelik ve sayıdaki personelin belediye tarafından istihdam edileceği, merkezde ve huzurevinde bulunan mevcut genel müdürlük personelinin (özel hizmet alımı personeli dahil) çekilerek SHÇEK Genel Müdürlüğü’nün başka kuruluşlarına ve birimlerine atanacağı düzenlenmiştir.

            Dava konusu protokolün 12. maddesinde, devredilecek arsa üzerindeki mevcut binalarda bulunan demirbaş malzemelerin (taşıt araçları hariç) yerinde kalarak ayniyat kayıtları üzerinden belediyeye devredileceği düzenlenmiştir.

            Dava konusu protokolün 13. maddesinde, devredilecek arsa üzerinde bulunan ve lojman olarak kullanılan binaların boşaltılarak belediye lojmanı yapılacağı düzenlenmiştir.

            Dava konusu protokolün 14. maddesinde, merkezde bulunan döner sermaye işletmesinin sona ereceği, merkezin ve huzurevinin her türlü hizmeti ve üretimi karşılığında sağlayacağı gelirlerin belediye tarafından tahsil edilip harcanacağı düzenlenmiştir.

            Dava konusu protokolün 15. maddesinde, huzurevinin işletilmesine ilişkin olarak genel müdürlük ile Necla Kızılbağ arasında imzalanan 11.05.2005 tarihli protokolde belirlenen genel müdürlük hak ve yükümlülüklerinin belediye tarafından yerine getirileceği düzenlenmiştir.

            Dava konusu protokolün 17. maddesinde, merkezin ve huzurevinin hizmetlerinden yararlanacak özürlülerin ve yaşlıların belediye tarafından belirleneceği düzenlenmiştir.

            Dava konusu protokolün 23. maddesinde, protokolün 49 yıl geçerli olacağı, 48. yılın sonunda protokolün devamı hususunda tarafların mutabakatı ile sürenin uzatılabileceği düzenlenmiştir.

            Dava konusu protokolün 25. maddesinde, protokolün yürürlüğe girmesine mütakiben geçiş sürecinin en fazla altı ay içinde tamamlanacağı düzenlenmiştir.

            Dava konusu protokolün yukarıda belirtilen maddeleri yetki, sebep ve amaç yönünden hukuka aykırıdır.

            Anayasa’nın 61. maddesinde, devletin sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayacağı tedbirleri alacağı, yaşlıların devletçe korunacağı, devletin korunmaya muhtaç çocukların topluma kazandırılması için her türlü tedbiri alacağı, bu amaçla gerekli teşkilat ve tesisleri kuracağı veya kurduracağı açıkça hüküm altına alınmıştır.

Anayasa’nın 61. maddesine uygun olarak çıkarılmış bulunan, 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu’nun 4. maddesinde genel esaslar düzenlenmiştir. Kanunun 4.maddesinde, SHÇEK Genel Müdürlüğü’nün  kendisine ait bir sosyal hizmet kuruluşunu bir başka kamu kuruluşuna devredebilmesiyle ilgili herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Nitekim 2828 sayılı kanunun 5. maddesinde Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü’nün bu kanunun 4.maddesinde belirtilen genel esaslar içinde yine bu kanunla verilen görevleri yapmak üzere kurulduğu açıkça ifade edilmiştir.

            2828 sayılı kanunun 9. maddesinde kurumun görevleri sayılmıştır. 9 maddenin (b) fıkrasında, öncelikle çocuğun aile içinde yetiştirilmesi ve desteklenmesi için aileyi eğitim, danışmanlık ve sosyal yardımlarla güçlendirmek, korunmaya, bakıma ve yardıma muhtaç çocuk, özürlü ve yaşlıların tespiti, bunların korunması, bakımı ve yetiştirilmesi ve rehabilitasyonlarını sağlamak üzere gerekli hizmetleri yürütmek, bu hizmetler için 3. maddede sayılan sosyal hizmet kuruluşlarını 4. maddede belirtilen esaslar çerçevesinde kurmak ve işletmek kuruma görev olarak verilmiştir.

            2828 sayılı kanunun 4, 5 ve 9. maddelerinden de anlaşılacağı gibi herhangi bir SHÇEK kuruluşunun bir başka kamu kurumuna devredilmesi hukuken mümkün değildir. Bu nedenle dava konusu protokolün yukarıda belirtilen maddeleri yetki, sebep ve amaç yönünden hukuka aykırıdır.

            Dava konusu protokolün 4. maddesinde hukuki dayanak olarak gösterilen 2828 Sayılı Kanunun 4. maddesinin (b) ve (l )bentleri ile 9. maddesinin ( e ) bendi SHÇEK’nun diğer kurum ve kuruluşlar ile sivil toplum örgütleriyle kurumun amacı doğrultusunda işbirliği yapmasını düzenlemektedir. 2828 Sayılı Kanunun 4. maddesinin (b) bendinde, sosyal hizmetler alanında faaliyet gösteren kamu kurum ve kuruluşları ile gönüllü kuruluşlar arasında koordinasyon ve işbirliği tesis edilerek güç birliği sağlanacağı ve mevcut kaynaklara en verimli şekilde işlerlik kazandırılacağı, (l ) bendinde, muhtaç, sakat ve yaşlıların hayatlarını sağlık, huzur ve güven içinde sürdürmesi, muhtaç sakatların toplum içinde kendi kendilerini idare edebilecek ve üretken hale gelebilecek şekilde bakım ve rehabilitasyonlarının yapılması, bunlardan tedavisi mümkün olmayanların sürekli bakım altına alınması amacıyla gerekli her türlü tertip ve tedbirin alınacağı ifade edilmiştir. Aynı kanunun 9. maddesinin ( e ) bendinde kurum görevlerinin yerine getirilmesinde yardımcı olmak amacıyla halkın gönüllü katılımını sağlamak ve organize etmek, toplumun örf, adet, inançlarına göre yapacağı yardım ve bağışlara ilişkin programlar geliştirmek ve yürütülmesini sağlamak, bu amaçla ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile gönüllü kuruluşlar arasında işbirliği yapmak, yardımda bulunmak isteyen kişi, kurum ve kuruluşlara yol göstermek düzenlenmiştir.

            Yukarıda da açıklandığı gibi 2828 Sayılı Kanunun 4. ve 9. maddelerinde SHÇEK’in herhangi bir kuruluşunu bir başka kamu kurumuna devretmesiyle ilgili bir hüküm bulunmamaktadır. Dava konusu protokolde belirtilen 5216 ve 5393 Sayılı Kanunlarda da benzer bir durum düzenlenmemiştir.

          2828 sayılı kanunun 3. maddesinde tanımlar düzenlenmiş olup, maddenin (f) bendinin 5. paragrafında Bakım ve Rehabilitasyon Merkezleri tanımlanmıştır. Buna göre; bedensel, zihinsel ve ruhsal özürleri nedeniyle normal yaşamın gereklerine uymama durumunda olan kişilerin, fonksiyon kayıplarını gidermek ve toplum içinde kendi kendilerine yeterli olmasını sağlayan beceriler kazandırmak veya bu becerileri kazanamayanlara devamlı bakmak üzere kurulan sosyal hizmet kuruluşlarına Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi denmektedir.

          Saray Rehabilitasyon Merkezi’nde, devletin bakımına muhtaç bedensel ve zihinsel engelliler bulunmaktadır. Bunların çoğu kimsesiz olup, aileleri olanların da ailelerinin bakamayacak kadar yoksul olmaları nedeni ile devlet tarafından bakılmaları gereken özürlülerdir. Anayasa’nın 61. maddesindeki ödevleri yapmak üzere kurulmuş bulunan ve devlet adına faaliyet yürüten bir kurumun asli ve sürekli kamu hizmetini bir başkasına devretmesi hukuken mümkün değildir. SHÇEK Genel Müdürlüğü ve ilgili Devlet Bakanlığının herhangi bir hukuki ve fiili sebep göstermeksizin, en büyük hizmet kuruluşlarını devretmeleri tamamen subjektif değerlendirmeler sonucu yapılmıştır. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın SHÇEK Genel Müdürlüğü’nden daha iyi sosyal hizmet verdiğini söylemek mümkün değildir. Bu durumda dava konusu işlemde sebep ve amaç yönünden de hukuka aykırılıklar bulunmaktadır.

            Ayrıca 5216 sayılı kanunun personel çalıştırma ile ilgili hükümleri göz önüne alındığında, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin devir alacağı Saray Rehabilitasyon Merkezi ve Huzurevini kendi personeliyle işletmesi mümkün değildir. Bunun için yeni personel istihdam etmesi gerekmektedir. Büyükşehir Belediyesi’nin mevcut personel sayısı itibariyle 5216 sayılı kanundaki oran sınırlamasının üzerinde olduğundan bunu yapabilmesi yasalara aykırıdır. O halde Büyükşehir Belediyesi devir alacağı Rehabilitasyon Merkezinin başına bir iki idareci koyup, sosyal hizmetleri çeşitli sivil toplum örgütlerine gördürebilecektir. Bu durum başta Anayasa’nın 61. maddesi olmak üzere  128. maddesine,  2828 sayılı kanuna aykırıdır.

          Dava konusu Protokolün 8. maddesinde, Merkez ve Huzurevi’nin devri ile birlikte mevcut personelin tümünün Genel Müdürlüğe çekilerek, başka kuruluşlara atanacakları belirtilmektedir. Anayasanın 128. maddesinde düzenlenen asli ve sürekli kamu hizmetlerinin memurlar tarafından verilmesi ve memurların her türlü özlük haklarının kanunla düzenlenmesi ile ilgili kurallar ve buna uygun olarak düzenlenmiş bulunan 657 sayılı kanun ile 2828 sayılı kanunun personel ile ilgili 16. ve 17. maddeleri ihlal edilerek, yüzlerce memur ve işçi statüsündeki personel mağdur edilecektir. Yasal dayanağı düzenlenmeyen böyle bir devrin yaratacağı sonuçlar itibari ile dava konusu protokolün 8. maddesinin ayrıca sebep ve amaç yönünden hukuka aykırı olduğunu belirtmek gerekir.

          Dava konusu protokolün 6,7,12,13 ve 14. maddeleri incelendiğinde, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin devir ile birlikte rantı oldukça yüksek 388.000 metrekarelik arsa olmak üzere lojmanları, ayni ve nakdi yardımları, arsanın yönetim sorumluluğunu, demirbaşları, hizmet ve üretim karşılığı sağlanacak gelirlerini 49 yıllığına hiçbir ücret ödemeden aldığı, karşılığında zaten devletin bakmakla yükümlü olduğu engellilere bakma vaadinde bulunduğu görülecektir. Bu durumda açıkça Belediye lehine ve kurum zararına bir devir yapıldığı anlaşıldığından, dava konusu protokolün bu maddeleri yönünden ayrıca sebep ve amaç yönünden hukuka aykırılık vardır.

          Dava konusu protokolün 15. maddesinde, Necla Kızılbağ’ın yaptırdığı Huzurevi’nin genel müdürlüğe şartlı bağışını içeren 11.05.2005 tarihli protokoldeki sorumlulukların Belediye’ye geçtiği belirtilmektedir. Bu durumda Necla Kızılbağ’ın onayı alınmadan protokol yapılmış ise sözleşme yapma özgürlüğünün ihlali  de söz konusu olacağından, ayrıca sebep ve amaç yönünden aykırılık bulunmaktadır.

          Dava konusu protokolün 17. maddesindeki yaşlı ve özürlü kabulünün Belediye tarafından yapılacağı ile ilgili düzenleme 2828 sayılı kanuna aykırı olduğu gibi hiçbir nesnel ölçütün konmamış olması da düzenlemeyi sebep ve amaç yönünden ayrıca sakatlamaktadır.     

            Sonuç olarak, dava konusu protokolün yukarıda belirtilen maddeleri yetki, sebep ve amaç yönünden hukuka açıkça aykırıdır.

YÜRÜTMEYİ DURDURMA SEBEPLERİ:Dava konusu protokolün yukarıda sayılan hukuka aykırılıkları nedeni ile uygulanmaya başlandığında, başta hizmet alan özürlüler olmak üzere kuruluş personeli açısından telafisi güç ve imkansız zararlar oluşacaktır. 2577 Sayılı Kanunun 27. maddesindeki koşullar oluştuğundan, dava konusu protokolün yukarıda belirtilen maddelerinin tümünün yürütülmesinin durdurulması gerekmektedir.

HUKUKSAL NEDENLER: Anayasa, İYUK, 4688, 2828, 657, 5216 sayılı kanunlar ve diğer yasal mevzuat.

DELİLLER:Ekteki belgeler ve diğer yasal deliller.

İSTEM SONUCU:Başbakanlık SHÇEK Genel Müdürlüğü ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı İşbirliği Protokolünün 1,2,3,6,7,8,12,13,14,15,17,23 ve 25 maddelerinin davalı idarelerin savunması alınmadan yada savunma için az bir süre verilerek çok acele yürütülmesinin durdurularak iptal edilmesine, yargılama harç ve giderleri ile avukatlık vekalet ücretinin davalı idareler üzerine bırakılmasına karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim.14.11.2005

Av. Öztürk Türkdoğan

Ek: Onanmış Vekaletname

İLETİŞİM: SES – Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası
Çankaya, Kızılay, Necatibey Cad. No:82 D: 4, 06420 Ankara Telefon: (0312) 232 61 22 e-Posta: [email protected]

Skip to content